İSTANBUL TARİHİ VE COĞRAFİ ÖZELLİKLERİ
Koordinatlar: 41°00′N 29°00′E
Bilgiler
Toplam nüfus 18.044.670 (2006)
Şehir nüfusu 10,034,830 (2006)
İlçe nüfusu 2.000.000 (2006)
Yüzölçümü 5512 km²
Rakım
Koordinatlar 41°00′N 29°00′E
Posta kodu 34x xx
Alan kodu 0212 (Avrupa) 0216 (Asya)
İl plaka kodu 34
İstanbul maddesi buraya yönlendirilmiştir.
Diğer anlamları için İstanbul (anlam ayrım) sayfasına bakınız.
İstanbul; yaklaşık 2500 yıl
boyunca çeşitli imparatorluklara başkentlik yapmış, günümüzde ise nüfusu
yaklaşık 20 milyon olan Dünya'daki 8 şehirden biridir. Türkiye'nin ve
Avrupa'nın (sırf Avrupa yakasıyla) en kalabalık kentidir.
İlçeler
Adalar, Avcılar, Bağcılar,
Bahçelievler, Bahçeşehir, Bakırköy, Bayrampaşa, Beşiktaş, Beykoz, Beyoğlu,
Çatalca, Büyükçekmece, Eminönü, Esenler, Eyüp, Fatih, Gaziosmanpaşa, Güngören,
Kadıköy, Kağıthane, Kartal, Küçükçekmece, Maltepe, Pendik, Sarıyer,
Sultanbeyli, Silivri, Şile, Şişli, Ümraniye, Üsküdar, Tuzla, Zeytinburnu
ilçelerine sahiptir[1].
Tarih
Her ne kadar 300.000 yıldan bu
yana Dünya 3 kez buzul çağı geçirip, toprak kütlesi yer değiştirse de;
Küçükçekmece'deki Yarımburgaz mağarasında Neolitik ve Kaltolitik insanlara
değin izler bulunmuştur. Dudullu'da Alt Paleolitik Çağ, Ağaçlı'da Orta Paleolitik
Çağ ve Üst Paleolitik Cağ'da kullanılan aletlere rastlanılmıştır. Ancak,
Dünya'nın herhangi bir yerinde bu çağlara değin izlere rastlanabilir.
Yaşadığımız son buzul çağı sonrasındaki izler M.Ö. 5000 yıllarına aittir.
İstanbul'un kent tarihini 4 ana
başlıkta toplayabiliriz. Bunlar; İstanbul'un isminin Byzantium olduğu ilk
yerleşim dönemleri, Konstantin tarafından kurulan Bizans İmparatorluğu'ndaki
Konstantinopolis dönemi, Osmanlı İmparatorluğu süresinceki dönemi ve Cumhuriyet
sonrası dönemi.
İstanbul stratejik konumundan
ötürü önce Roma İmparatorluğu (330-395)'nun, daha sonra Bizans İmparatorluğu
(395-1453)'nun ve son olarak da Osmanlı İmparatorluğu (1453-1922)'nun başkenti
olmuştur. Romalılar ve Bizanslılarca başkentleri Konstantinopolis, Osmanlılarca
başkentleri Stambul, İslambol, Konstantiniyye, Dersaadet v.b. anılmıştır.
Türkiye Cumhuriyeti'nce şehir 1930 yılından beri resmi olarak İstanbul diye
adlandırılmaktadır.
Bizans Dönemi
Bu dönem M.Ö. 660 ile M.S. 324
yılları arasını kapsar. M.Ö. 667'de Megara halkı; şehire yerleştikten sonra;
kralı Byzas için, Byzas'ın yeri veya şehri anlamındaki Bizantium (Byzantium ya
da Bizantion - Βυζάντιον) ismini koyar.
Bilinen efsaneye göre Megaralılar
Ege Denizi'nde kuzeye doğru yol alır, bu sırada Kral Byzas'a da Delfi
kahininden "körün zıttı"'nda yeni bir şehir kuracağını söyler.
Mageralılar da Boğaziçi'ye ulaştıktan sonra, koyları gezer ve dönemin
Kalkedon'u (Χαλκηδών) günümüzde Kadıköy olan yere şehrin ilk temellerini kurar.
Megaralılar daha sonra
Sarayburnu'na da yerleşmiş; ancak bir çok kez şehir istilaya uğramıştır. M.Ö.
269'da Bitinyalılartarafından ele geçirilmiştir. M.Ö. 202'de Bitinyalılar
Makedonların istilasından korkarak; Roma'dan yardım talebinde bulunmuş ve Roma
kültürü yavaşça şehiri etkilemeye başlamıştır. M.Ö. 146'dan itibaren de Roma
İmparatorluğu'nun egemenliği altına girmiştir. Şehir o dönemden itibaren;
Bitinya-Pontus eyaletinin içinde olmuştur.
Roma İmparatoru "Septimus
Severus" şehiri, halk Partlıları tuttuğu için M.S. 196'de şehiri istila
eder ve şehir neredeyse tamamen yokolur. (Başka bir görüşe göre de Severus
şehirdeki tüm yerleşim yerlerini yakmıştır) Severus şehiri oldukça beğendiği
için; şehiri tamamen yeniden kurar. Bu dönemde Roma'da yaşanan sorunlardan
dolayı; Roma halkının büyük bir çoğunluğu İstanbul'a göç eder. Bu dönem
içerisinde; Roma'dan İstanbul'a gelenler şehire "Nova Roma" (Yeni
Roma) diyecektir; ancak bu isim hiç bir zaman resmiyet kazanmaz.
269 yılında Gotların egemenliğine
geçen şehir; 313'de de Nikomedyalıların eline geçer. Konstantin da
Nikomedyalıılardan şehiri alır ve Roma İmparatorluğu'nun başkenti olur.
Her ne kadar Konstantin kendi
döneminde şehire bu ismi vermek istese de, ölümü sonrasında şehirin ismi
Konstantinopolis (Κωνσταντινούπολις) olur.
Bizans İmparatorluğu Dönemi
Bu dönem 324 - 1453 yılları
arasını kapsar. I. Konstantinus şehiri ele geçirip oma İmparatorluğu'nun
başkenti yaptıktan sonra, şehir ayrıca Roma'nın doğusunun yönetim merkezi olur.
Romalı nüfusu bu dönemde, Romalı soyluların göçü de dahil olmak üzere önemli
boyutta arttı. Bu dönemde; yeni bir mimari yapıyla şehir oldukça genişledi. 100
kişilik bir hipodromun (Sultanahmet Meydanı) yanı sıra, limanlar ve tu
tesisleri yapıldı.
Konstantinus'un döneminde şehire
Nova Roma dese de;
476'da Batı Roma'nın yıkılması
sonrasında da; Batı Roma İmparatorluğu'ndaki Romalıların büyük bir çoğunluğu
buraya göç etmiş, ve Bizans İmparatorluğu'nun da başkenti İstanbul olmuştur.
543'de nüfusun yarısının ölümüne sebebiyet veren veba salgınından sonra; şehir
İmparator I. Jüstinyen döneminde yeniden inşa edilmişdir.
700lü yıllarda Sasaniler ve
Avatarlar'ın saldırısına uğrayan şehir; 800lü yıllarda Bulgarlar ve Arapların,
900lü yıllarda ise Ruslar ve Bulgarların saldırısına uğramıştır.
Ancak; saldırılar arasında en
yıkıcı olanı 1204 yılında olmuştur. Haçlılar tarafından; 4. Haçlı Seferi'nde
1204 yılında ele geçirilen şehir yağmalanmış; halkın büyük bir çoğunluğu
şehirden kaçmış; yoksul ve enkaz içinde bir kente dönüşmüştür. Bunun sebebi
Batı Roma'da büyüyen Latinlerin; Katolik Hristiyanlık anlayışı ile Bizans'daki
Ortodoks Hristiyanlık inanışı arasındaki farklılıklar ve uyumsuzluklardır.Bu
dönem sonrasında 1261 yılında Palailogos Hanedanından; Michael VIII Palaeologus
şehri tekrar ele geçirmiş ve Latin'lerin dönemini sona erdirmiştir.
Bu dönemden sonra giderek küçülen
Bizans; Osmanlı İmparatorluğu tarafından 1391'den sonra kuşatılmaya başlamış;
en sonunda
Osmanlı Dönemi
Bu dönem 1453 - 1923 yılları
arasını kapsar.
Osmanlının ele geçirmesinden
sonra; Topkapı Sarayı ve Kapalı Çarşı'nın da kurulması ardından bir çok okul ve
hamam açılır. Dünya'nın ve İmparatorluğun dört bir yanından insanlar İstanbul'a
taşınır. Yahudilerin, Hristiyanların ve Müslümanların beraber yaşadığı
kozmopolit bir toplum olur. Bizans döneminden kalan, eski binalar ve surlar
onarılır. Fetihten 50 yıl sonra; İstanbul Dünya'nın en büyük şehirlerinden biri
olur. "Küçük Kıyamet" olarak da adlandırılan;
1510 yılında; Sultan II. Beyazıd;
80.000 kişinin çalışmasıyla şehiri yeniden kurar. Günümüzde de varolan
eserlerin büyük bir çoğunluğu bu dönemden kalmıştır. Kanuni Sultan Süleyman
döneminde; mimari ve sanat konularına önem verilir. Mimar Sinan camiler ve
diğer binalar kurar. Lale Devri döneminde; Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim
Paşa 1718 yılından itibaren; itfaiye'yi kurmuş, ilk matbaayı açmış ve
fabrikalar kurmuştur.
Haliç'in üzerine köprü; Karaköy'e
tünel, demiryolları, kentin içindeki deniz taşımacılığı, belediye örgütlerinin,
hastanelerin kurulmasıyla modern bir şehir halini almıştır. 1894 yılında;
Üçyüzon Depremi'ni yaşayan İstanbul, tekrar büyük bir zarar görmüş, Birinci
Dünya Savaşı'nın sonlarında
Cumhuriyet
Cumhuriyet sonrası 1923-1950
yılları arasında fiziksel atılımlar olmuştur. 1900'lerin başında 1 milyon olan
nüfus, 1927'de 690.000'e düşmüştür, 1935'de 740.000 ve 1945'de tekrar 900.000'e
ulaşmıştır. 1950'lerde Balkanlar'dan göç almıştır. Bu dönemde şehirleşmede
gecekondular önplana çıkmaktadır. 1960'larda ise gecekonduların yanında,
apartmanlaşma başlamıştır. 1970'lerde hızlı nüfus artışı ile konut ve ulaşım
sorunları önem kazanmıştır. Bu dönemde otomobil sayısının artması ve sonucunda
trafiğin artması Boğaziçi Köprüsü'nün yapılmasında etkili olmuştur ve ulaşımda
önemli bir yere gelmiştir. İstanbul metropoliten alanı 1970-1975 yılları arasında
merkezde
Eğitim
İstanbul'daki Üniversiteler
Bahçeşehir • Bilgi • Boğaziçi •
Fatih • Galatasaray • Gülhane • Haliç • Işık • İstanbul • İstanbul Teknik • Koç
• Kültür • Maltepe • Marmara • Mimar Sinan • Okan • Sabancı • Ticaret • Yıldız
Teknik • Yeditepe
Etimoloji
M.Ö. 667 yılında; İstanbul'a
yerleşim kuran kolonist Megaralılar şehiri o dönemdeki kralı Byzas için
"Bizantium" ismini koymuştur. M.S. 196 yılında da Roma İmpatarou
Septimus Severus şehiri bir saldırı sonrasında ele geçirince; şehiri bir harabe
haline gelmiştir. Şehiri yeniden onarınca, bir çok Romalı da İstanbul'a göç
etmiştir. Her ne kadar Severus şehire oğlunun ismi Augusta Antonina(İmparator
olunca ismi Antoninus Caracalla olmuştur) vermek istese de rivayete göre, Konstantin
şehire Konstantinopolis ismini vermesinden öncesine kadar halk arasında bu
şehire Nova Roma (Yeni Roma) deniliyordu.
Konstantin de en başında şehirin
resmi ismini Nova Roma koymak istedi; ancak dini anlaşmazlıklar çıkınca bundan
vazgeçti. İstanbul adının kökeninin Antik Yunancaya da dayandığı rivayet
edilir. Türkler İstanbul'u ele geçirmesi sırasında ve öncesinde; Selçuklularda
olduğu gibi şehire Stamboul-Stambul demekteydiler. Türklerin yanı sıra; 10'uncu
yüzyılda Arapların 12'inci yüzyılda da Ermenilerin şehre bu isimle
çağırdıklarını öngörürler. Ancak; devlet işlerinde Osmanlı İmparatorluğu
Konstantiniyye ismini kullanır.
Şehirin İstanbul-İstambol ismini
sık kullanması ise 17'inci yüzyılda; Evliya Çelebi'nin şehirden bu isimle
bahsetmesiyle başlar. İstanbul kelimesi yunanca Ise tén pólin (=sehirde)
tümlesinden geliyor. 18'inci yüzyılda III. Mustafa döneminde ise; paraların
üzerinden Konstantiniyye kaldırılarak, İstambol'u koyunca resmiyete dönüşür.
(1770)
İstanbul´un başlıca 9 ayrı dilde
karşılığı vardır. Bunlar:
* Yunanca: Vizantion, Stampoli (kente
doğru)
* Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma,
Nova Roma
* Rumca: Konstantinopolis, Istinpolin,
Megali Polis, Kalipolis
* Slavca: Çargrad, Konstantingrad
* İbranice:Kushta
* Vikingce: Miklagord
* Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol,
Eskomboli
* Arapça: Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina
el-uzma
* Selçuklular zamanında: Konstantiniyye,
Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul
* Osmanlıcada: Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i
Saltanat, Istanbul, Islambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye,
Darü'l-Hilafetü 'l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet,
Kostantiniyye ( قسطنطينيه )
Günümüzde Latin karakterlerle
İstanbul'u değişik yazmayı veyahutta telaffuz etmeyi tercih eden 9 ayrı dil
vardır. Bunlar:
* İspanyolca : Estambul
* Macarca : Isztambul
* Litvanca : Stambulas
* Letonyaca : Stambula
* Arnavutça : Stambolli
* Galce : Iostanbúl
* Loglanca: Konstantinupol
* Lazca: Poli
İklim
İstanbul'un yazları sıcak ve
nemli; kışları soğuk, yağışlı ve bazen karlıdır. Yıllık yağmur düşüşü 870mm
dir. Nem yüzünden, hava sıcak olduğundan daha sıcak; soğuk olduğundan daha
soğuk hissedilebilir. Kış aylarındaki ortalama ısı
En sıcak ay Haziran (23.2)°C, en
soğuk ay da Ocak (
Şehir biraz rüzgarlıdır; ortalama
rüzgar hızı saatte 17km dir.
Yaz en kuru mevsimdir, ama
Akdeniz iklimlerin aksine kurak mevsim yoktur.
Aylar Oca Şub Mar Nis
May Haz
Tem Ağu
Eyl Eki
Kas Arl
Ort.En Yüksek °C 9 9
11 16 21 26 29
29 25
21 15
11
Ort.En Düşük °C 3 2
3 7 12 16 18
20 15
12 9
5
Nüfus
İstanbul'un nüfusu son 25 yılda 4
katına çıkmıştır. İstanbul'da yaşayanların yaklaşık %68'i Avrupa yakasında;
%32'si da Asya yakasında yaşar. İşsizlik sebebi ile bir çok insan İstanbul'a
göç etmiş, genelde şehir etrafında gecekondu mahalleleri oluşturmuştur.
İstanbul'un nüfusu tarih boyunca tahmini olarak (1927-2000 araştırmaların, 1927 öncesi tahmini rakamlardır) şöyledir :
Yıl Nüfus
330 40,000
400 400,000
530 550,000
545 350,000
715 300,000
950 400,000
1200 150,000
1453 36,000
1477 75,000
1566 600,000
1817 500,000
1860 715,000
1885 873,570
1890 874,000
1897 1,059,000
1901 942,900
1914 909,978
1927 680,857
1935 741,148
1940 793,949
1945 860,558
1950 983,041
1955 1,268,771
1960 1,466,535
1965 1,742,978
1970 2,132,407
1975 2,547,364
1980 2,772,708
1985 5,475,982
1990 7,620,241
1997 9,260,438
2000 11,803,468
2005 14,797,536
2006 15,034,830
İstanbul, Avrupa'daki en
hareketli
